Yazınız gerçekten beni çok duygulandırdı. çünkü bende aynı dertten mustarip bi insanım. hemen hemen aynı şekilde sizin gibi yaşadım bu laneti. Lanet diyorum çümkü öyle oldugu kanısındayım

22 yaşındayım. üniversite öğrencisiyim. Lise sonralarına doğru öyle bi ateşlendi ki hastalığım.
saç derim, kulaklarımın arkası, ensem, sırtım, belim kollarum, burun kenarları, alnım, karın bölgem. kol bölgeleri, dirsekler, dizler, ürolojik bölgeler kısaca vücudumun %60-70 arası. inanın yazın ortalama 40 derecede bunların görünmemesini sağlamaya çalışmak gercekten çok kötü bi his.
bütün sosyal hayatım mahvoldu. neşe dolu bi insandım. bi çok arkadasım vardı.
öyle ki en sevdiğim şeyim yanflütümü bile attım geçtim köşeye. çünkü bi yere gidip çalamıyordum. neden. nedeni insanların bakışları. bilgisiz, korkak, cahil, önyargılı bakışlar. kız arkadaşımdan ayrıldım. neden bile söylemeden. çok kötü zamanlar geçirdim. öyle veya böyle üniversiteye gittim. olmadı, ikinci dönemin sonlarına doğru okula gitmeye korkar oldum. evime kapandım. yaşayamadım. savaşamadım. herseferinde yenildim. kaybettim. kaybetmeye devam ediyorum.
hayat ve insanlar gerçekten acımasız. çok basitmiş gibi hayatta ve ya internette. içinize atmayın dert etmeyin. üzülmeyin gibi gereksiz telkinlerde bulunuyorlar. ne kadar zor oldugunu bilseler. yaşasalar bunu. hayatları böyle mahvolsa. kendilerinede bi gün o iğrentiyle bakılsa. gercekten o acıyı yaşasalar işte o zaman anlarlar karşıdan konuşmanın kolay olmadığını. ama Gaye hanım eğer beni duyarsan.sonra dönüp okursan bu yazıyı. bu hastalığı böylesine benim gibi kötü bi şekilde yaşamış bi insan olarak bana çok güç verdin. çok teşekkür ederim. umarım bu yeni bi başlangıç olur. küllerimden doğmayı sağlayabilirim umarım.